Yeni
Loading...

"BÜTÇE 10 MİLYONA DAYANDI"



95.8 Radyo Boğaz'da kent ileri gelenleriyle devam eden söyleşilere konuk olan Bayramiç Belediye Başkanı İsmail Sakin Tunçer, "2 dönemdir belediye başkanıyım. 10 yıl önce 1.6 milyon bütçemiz vardı ve hizmet imkanı yoktu.  İlk önce arkadaşlarımla bütçeyi ele aldık ve disiplin altına soktuk. 9.5 milyon gelire kadar geldik. Pek fazla gelirimiz yok. Bizde büyük işletmeler yok ve çok kısıtlı bir bütçemiz var" dedi.

95.8 Frekansında Radyo Boğaz’da yayınlanan Gülçin Akın’ın, hazırlayıp sunduğu Gülçin’li Dakikalar’da konuşan CHP'li Belediye Başkanı İsmail Sakin Tunçer, "Türkiye'ye hizmet edenlerin belirlendiği bir ödül töreninde Yılın Belediye Başkanı seçildim. 2 dönemdir belediye başkanıyım. 10 yıl önce 1.6 milyon bütçemiz vardı ve hizmet imkanı yoktu.  İlk önce arkadaşlarımla bütçeyi ele aldık ve disiplin altına soktuk. 9.5 milyon gelire kadar geldik. Pek fazla gelirimiz yok. Bizde büyük işletmeler yok ve çok kısıtlı bir bütçemiz var. Ödülü almamızın en büyük etmeni çalışanlarımız ve halkımızdır. Halkımız bize inandı ve güvenle baktı. Hemşehirlilerime çok teşekkür ederim.  İlçemizi bugün güzel bir ilçe haline getirdik. Biz orada her gün yaşıyoruz ve bana gelip övgüyle bahsedenler söz ediyor. İlçesine dışarıdan gelenler her geldiğimiz farklı gelişmeler görüyoruz diyorlar. Yollarıyla, parklarıyla ilçemizi düzene sokuyoruz. İlçemizde damlaya damlaya göl olma durumu söz konusu. 20 lira bir su parası var be 7 bin su abonemiz var. 140 bin liraya yakın su bedeli oluyor. Bunları iyi değerlendiriyoruz. Araçlarımızın hepsi eskiydi ve neredeyse hepsi yenilendi" şeklinde konuştu.

Başkan Tunçer, "İlk yıllardan bu yana çeşitli yatırımlar yaptık.Hemen hemen ilçelerimizde Onsekiz Mart Üniversitesi yüksek okulumuz var. Konaklama yeri yoktu o yıllarda. 10 sene önce bir yer bulmak zordu. İş merkezimiz vardı ve orasını kız öğrenci yurdu yaptık. Kız öğrenciler içi 108 yataklı bir yurdumuz var. Her odamız 4 yataklı ve her katta çamaşırhane var. Ardından su kuyumlarımıza bir düzenleme getirdik. O sıralar 4 milyon lira borcumuz vardı bu gelire göre çok fazla. Bütçenin o kadar kısıtlı olduğu zamanlarda bu kadar borç çok çok fazlaydı. Gelir ve gider arasında büyük bir fark vardı. Su kuyularına bir baktık 18 bin lira elektrik masrafı var. Şu an en fazla 6 bin lira borcumuz oluyor. Oradaki tüm makineler yenilendi ve tasarrufluları alındı. Muhasebecimiz geldi ve bize müjde verdi. Bir sene öncekine baktık arada çok fazla fark var. İş makineleri de bu yönde gelişti. Araç gereç olmadan bir şey yapamayacağımı anladık. Mesela 60 lira borcu olan 50 lira veremiyordu. Sistemi komple değiştirdik ve aksayan her yeri kapatmaya çalıştık. Zor bir belediyeyi teslim aldık ciddi bir borçlanma vardı. Daha sonra toparlanma sürecine girdik ve eski borçlardan 200 bin lira kaldı. Neden bu böyle olmuşu araştırdık. Borç mutlaka olur ama ödenmesi de zamanında yapılmalı. Bir araç gereçte alınmamış bence gelirler toplanmamış. Hiç bir sıkıntımız yok. Yaşlı bir ağabeyimiz belediye önünde duruyor ve su parası ödemeye geldiğini söyledi. Kağıt geldi ve 120 lira olduğunu söylüyorlar. 100 lirayı geçince kesiyorlarmış dedi ve 30 lira ödedim 90 kaldı dedi. En azından kesilmez dedi. Biz bunu 100 lira olarak belirledik ve bu da çok büyük bir meblağ değil. Yollarımıza taş döşenecekti ve ihalesini gerçekleştirdik. 2013 yılı sonunda %99'a kadar tüm yollarımızı halletmek istiyoruz. 2013 yılında hemşehirlilerimiz toprağa basmayacak. Taş döşemesi ve kaplama devam edecek. Bunlar bitecek. Ayrıca sosyal projelere öncelik vereceğiz. Eskiden çiçek dikemezdik. Bu bir masraftır ve kendimiz bir sera kurduk. Orada ziraat mühendisimiz var ve kullanılacak çiçekler dikiliyor. Ardından da parklara dikim işlemi gerçekleşiyor. Kırka yakın hizmet aracı değiştirdik. Çöp araçlarından kamyonlara kadar bir çok şey değiştirdik. Özgürlük Park'ı düzenlemesi tamamlandı. Halkımız buraya 'beleş park' adını vermiş. Bu çok ilginçtir. Park denince herkesin aklına çay bahçesi geliyor. Ondan dolayı orada bir çay satımı olmadığı için bu adı almış. İnsanlar böyle parklardan kaçar hale geldiler. Bizde orayı düzenledik ve çay satımı dahi yapmıyoruz. Vatandaşlarımız bunu istedi ve bizde düzenlemeyi bu şekilde yaptık. Burada satış yok, herkes gelebilir ve geliyor. Bir lira çay parası diye geçmeyelim. Gelenler termosa dolduruyor çayını ve orada ailecek içiyorlar. Bazen bana da ikram ediyorlar ve orada beraber çay içiyoruz" dedi.

Tunçer, "Pazar yerimiz 7 bin metrekare. Sıcaklığın ayarlandığı bir panel kaplamamız var pazar yerimizde. Isı ve yağmur geçirmiyor. Sebze pazarı çoğunluktadır. Çarşamba günü pazarımız var ve halkımız köylerden gelerek pazarı ziyaret ediyor. İnsanlar alışveriş yaparken tasarladıklarını alırlar. Birde dolaşırken gördüklerini alırsınız. Bunlar fazladan aldıklarınızdır. Çöp araçlarımız modernleşti. Eskiden en eski araçlar kullanılmış. Halbuki çöp araçlarının yeni olması gerekiyor. Çünkü çöp konusu çok önemli. Gözlemlerimize dayanarak sıfır araçlar aldık. Romanya'da kardeş kentimiz var. Bunlar her sene bizi davet ediyorlar ve bizde onları davet ediyoruz. 23 Nisan'da çocuklarımızın evlerinde kalmaya geliyorlar. Bizim yaşam tarzımızı öğreniyorlar. Biz onları yöresel evlerimizde misafir ediyoruz. Her kesimden insan o çocukları evlerinde misafir ediyorlar. Bu konuya o kadar ilgi oluyor ki biz gerçekten memnunuz. Ayrıca Toptancı Halimiz var. Sebze ve meyveler orada toplanıyor. 120 bin tona kadar elma üretimi var ilçemizde. Bunun için bir hal kurduk ve alım devam ediyor" şeklinde konuştu.

İsmail Sakin Tunçer, son olarak şunları söyledi: "Her Ağustos ayında İda Kültür Etkinliklerimiz var. Kardeş kentimiz bu aylarda geliyor ve ilginç bir düzenlemeler yapıyoruz. Türk düğünü tarzında bir kutlama yaptık. Çocuklarımız Romanya'yı gördüler. Ayda 3 ya da 4 kere tiyatro etkinliğimiz oluyor. Geçen yıl ücretsiz olarak deve güreşi festivali gerçekleştirdik ve yoğun ilgiyle karşılandı. Resim sergilerimiz düzenli olarak devam eder. Üretilen sebze ve meyvelerin tohumlarını ayırarak adlarını yazıyoruz ve takas ediyoruz. İzmir'den çok gelen oluyor. Kazdağlarımız Çanakkale'nin bir değeridir ve Dünya mirasıdır. Siyanürle altın araması yapılmak isteniyor. Ama bilinsin ki dağımızın üstü daha değerli. Eko sistem bozulmamalı çünkü ürünlerimizin asıl kaynağı dağımızdır. Maddi bakımdan ne olursa olsun tahribat çok fazla. Çanakkale'de göl balıkları satılıyor. Havuzlardan balık alır olduk. Denizlerimiz kirlendi ve balıkları yerken düşünür hale geldik. Organik dediğimiz balıklar zararlı çıkmaya başladı. 2014'te Bayramiç çalışmalarına devam edecek."

Kaynak . BurasıÇanakkale.Com
Google Plus'da Paylaş

BENZER YAZILAR

    Blogger Yorumları
    Facebook Yorumları

0 yorum :

Yorum Gönderme